Kruvasan Sandviç

Kruvasan Sandviç

İnsanın hobileri vardır ya tutku ile bağlı olduğu, işte benim hobilerimden biri de süpermarket gezintileri. İçeriye bir girdim mi çıkmak bilmediğim, yanımdaki insanların artık isyan ettiği fakat benim hala kendi kafama göre reyon reyon dolaştığım yerlerdir bu süpermarketler. Oraya elbet bir amaç için gidilmiştir, fakat yemek yapmayı seven bir adam et reyonuna doğru yöneldiğinde peynirlerin önünden geçiyorsa ne yapsın!? Elbet duracak, tek tek ne çeşit peynirler var inceleyecek ve o anda tamamen lüzumsuz fakat tadı elbet güzel olan bir peyniri sepete atacaktır. Devamını oku…

yavaş yavaş…

Keçi Peyniri, Kekik ve Ballı

Ada vapuru günlükleri yazmak isteyen, siyah beyaz bir Kınalı fotoğrafı. Yanı başında, ince siyah saçlarını tepeden toplamış, yanık tenli, kahverengi gözlü bir kız. Vapurun güverte kısım demirlerine yaslanıp, yaz sıcağının kavurduğu bu sahili es geçerken kızın aklında hep bir sonraki duraktaki şehrin insanlarının doldurduğu, kalabalık ve gürültülü caddeleri ve durmadan koşan insanları var. Halbuki, Büyükada’dan kalkan bu vapur neredeyse tam bir buçuk saat sonra yavaş yavaş aldığı rotasında gideceği yere varıyor. O hantal cüssesiyle denizin tadını çıkara çıkara adalara birer birer uğrayarak, onlarla ufak sohbetler edip, çok da uzatmadan kalkıp manzaranın keyfini süremeye devam ediyor. Hafif rüzgar sıcakları unutturup sağından solundan esip geçiyor ve 100 yılı aşkın süredir mutlu mesut yaşıyor. Biz insanoğlu da artık onu örnek almaya başlasak ne güzel olurdu! Yavaş yavaş koklasak, yavaş yavaş pişirip, yavaş yavaş tadına doysak ya da basitçe yavaş yaşasak. Devamını oku…