Mor Tel Şehriye

Şalgam, Şehriye, Somon

Yemyeşil bir doğanın içinde hafiften güneş gösteriyor kendini, taa ötedeki dağın ardından. Etraf sağlı sollu tarlalarla çevrilmiş, bir yanda mısır, bir yanda ayçiçeği derken, biraz ilerde odunlar sıralanmış dizi dizi. Yeşilin kokusu sarmış her yeri; sakinlik, huzur ve anlaması güç ama hissetmesi olağanüstü bir dinginlik var ortamda. Her yer organik, suyu buz gibi, ağaçları 4000 yıllık… Meyvesi – sebzesi de almış nasibini bu doğallıktan, domatesin kokusu bile bir başka.

Turşu, Dereotu, Frenk Soğanı

Bahsettiğim bu cennet mekanı Subatan Yaylası, İzmir’den birkaç saat uzaklıkta tamamen şehir hayatından kurtarılmış bir bölge. Geçen yaz biz de oradaydık, çok değer verdiğim bir büyüğümüzün evinde misafirliğe gittik. Doğanın tam ortasında muhteşem bir müstakil evi var. Evden yaklaşık 200 metre aşağıda da büyük bir bahçe, küçük bir mutfak ve bir kaç oda mevcut. Fakat bizi en çok cezbeden bahçenin hemen arka tarafındaki, çeşmesinden buz gibi su akan doğal havuz.

Şalgamlı Tel Şehriye

Bu doğa ortamında tabii ki yemekler de bir o kadar doğal ve organik. Meyveler, sebzeler tarlalardan yeni toplanmış küçük mutfakta hazırlanıyor; domates salatalık, üzerine zeytinyağı kekik bile ayrı bir güzel geliyor damağa. Fakat bu güzelliklerin içinden en çok şaşırıp beğendiğimiz, acılı şalgam sulu tel şehriye oluyor. Merak edip hemen tarifini soruyoruz tabii ve öğreniyoruz ki en basitinden şehriyeyi haşlarken su yerine şalgam kullanılıyormuş. “Peki ya şalgamın acısı çok yakmıyor mu?” diyoruz. Buyrun tadına bakın cevabından sonra zaten ben kendimi kaptırıp ikinci tabağa geçmiş bile oluyorum. Şalgamın o patlamış moru, tel şehriyede o kadar güzel duruyor ki yemeden önce bir görsel şölen yaşatıyor insana. Ayrıca, içine atılan kornişon turşu, dereotu ve frenk soğanı ile hiç de acı olmayan enfes bir tat çıkıyor ortaya.

Somon

Pek tabii yayladan dönüşümüzün ertesi haftası tarifi denemeye koyuldum, biraz da değişiklik yapıp içine bir kaç malzeme daha ekledim. Hiç de fena olmadı ben ve ahalimce. Taze ve ferah bir yaz salatası kıvamında, biraz da otantik bir hava var içinde, bence denemeye değer derim.
Buyrun tarif;

Şalgam, Somon

Malzemeler:

  • 2 su bardağı tel şehriye (270 gr)
  • 2 su bardağı acılı şalgam suyu (460 gr)
  • 50 gr tereyağı
  • 250 gr fileto somon (küp kesilmiş)
  • 3 adet iri turşu
  • Yarım demet dereotu
  • Yaklaşık 10-12 dal frenk soğanı
  • Tuz
  • Karabiber

Yapım Aşaması:

  1. 2 bardak tel şehriyenin sığabileceği büyük ve derin bir tencerede tereyağını eritin ve şehriyeyi içine katın. Biraz tuz karabiber ekleyip yaklaşık 6-7 dakika şehriyelerin rengi değişene kadar sürekli karıştırarak kavurun, 2 bardak şalgam suyunu katmadan önce şehriyeleri tencerede eşit bir şekilde yayın böylece yavaş yavaş eklediğiniz şalgam suyu tamamen şehriyelerin üstünü kaplayacak ve eşit şekilde haşlanmasını sağlayacaktır. Şalgam suyunu ekledikten sonra tencerenin kapağını kapatın ve kısık ateşte şalgam suyunu çekene kadar yaklaşık 10 dakika pişirin.
  2. Suyunu tamamen çeken ve şalgamın parıldayan mor rengine kavuşan şehriyeyi ocaktan alın ve bir çatal yardımıyla yavaşça karıştırın, ihtiyaca göre tuzunu, biberini katın ve servis yapacağınız kasenize aktarın. (Fırınınızı 200 derecede ısıtmaya başlayın)
  3. Turşuları uzunlamasına dörde bölün ve küp küp kesin. Yarim demet dereotunu saplarından ayırıp ince ince kıyın ve aynı şekilde frenk soğanlarını da ince ince kıyın.
  4. Balıkçınızdan somon balığınızı fileto yapıp daha sonra büyük küp parçalar halinde kesmesini rica edin veya kendinizde aynı işlemi kesme tahtanızda yapabilirsiniz. Kesilmiş somon parçalarına bir fırça yardımı ile zeytinyağı sürün ve bir fırın tepsisi içinde yağlı kağıda aralarında birkaç santim ara bırakaraktan yerleştirin. Tepsinizi 15 dakika fırına verin ve sonra fırından alıp soğumaya bırakın.
  5. Servis kasesindeki şehriyenin üzerine kesmiş olduğunuz turşuları, dereotunu ve frenk soğanını ekleyin ve soğumuş somon parçalarını da elinizle çok küçük olmayacak parçalara bölerek kasenin içine atın. Tüm malzemeleri iyice karıştırın, ister şimdi yiyin, ister dolapta 1-2 saat soğuduktan sonra.

Bu tarifle birlikte müthiş ikili olacaklarını düşündüğüm “İçindekiler” adlı beğenerek okuduğum kitaptan Semizotlu kabak böreğini bir sonraki blog yazımda paylaşıyor olacağım.

Yorum Bırakınız: