Patlıcan, Tatlı Patates ve Yeni Şehir.!

Sunset Tel Aviv

Yazma eylemini küçümsüyor insan çoğu zaman, halbuki söz uçar yazı kalır sözünü hatırlamak lazım. Bugün yazıp okuduklarımızı seneler sonra tekrar okuduğumuzda başka anlamlara bürünebiliyor, tıpkı anne babamızın eski mektupları, babaannelerimizin tozlu tarif defterlerini okuduğumuzdaki değişik duygular gibi. Yazmayı unutmamak lazım, yazıp saklamak lazım, unuttuğumuz kimi duyguları tekrar hatırlamak için, o yüzden benim de tekrardan yazasım geldi. Üç ay sonra dürttü içimi yeni şehir, gördün ettin yaşadın, yaşıyorsun eh hadi yaz diye. Devamını oku..

Doğaya uğradık…

Geçen haftasonu doğaya şöyle bir uğrayalım dedik! Kendisi orta sıcaklıkta, samimi ve yeşildi…

Biraz halini hatırını sorduk, uzun zamandır ortalıkta olmadığından yakındık! Görünüşe göre o da pek memnun değilmiş bu halinden… Kışın ortasında havalar baya bi ısınınca kaldırmış perdeleri ne oluyor diye dışarı bakıyor. Devamını oku..

Thailand Güncesi: Bangkok

Bangkok

Uzun zamandır “tamam bugün yazacağım” deyip de bir türlü vakit bulamadığım Tayland maceramızı kaleme almaya karar verdim. Döneli yaklaşık iki ay oldu fakat anılar hala taze, hatta daha dün gibi düğün gecesi. Bir sene boyunca süren hummalı hazırlık bir gecede çılgınlar gibi hoplayıp zıpladıktan sonra bitiyor ve ertesi gün balayımız için Bangkok’a doğru havada süzülmeye başlıyoruz. Devamını oku…

Bir Yaz Gecesi Rüyası

Semizotu,Pancar,Tulum

Uçağımızın büyük tekerlekleri İzmir Adnan Menderes Havalimanına değdikten 30 dakika sonra, kiraladığımız araba ile Çeşme yolunu tuttuk. Dümdüz ilerleyen geniş yolda pek trafik yoktu; ısınmış siyah asfaltın ortasındaki beyaz çizgiler bir birini kovalarken dikkat dağıtıcı trafik levhaları, varacağımız bir sonraki şehre kaç kilometre kaldığını gösteriyordu.

Kayan asfalttan kafamı kaldırıp öteye baktığımda kurşun askerler gibi dizilmiş dev kollu yel değirmenleri, bu çorak arazide sanki yolların bekçileriymiş gibi salınıyorlardı. Arabanın dijital saatine bir göz attım, 3 saat rötar yapan uçağımız ve üstüne 40 dakika daha gideceğimiz yola rağmen akşamki düğüne yetişebilir gözüküyorduk. Yolda tek tük gözüken bodur ağaçlar ve sıcaktan sanki ateşin dalgasıymış gibi görünen asfaltın biraz üst kısmındaki hava Vegas çölünü andırır gibi yapıyor fakat Don Kişot tabirli dev kollu estetik değirmenler hemen Ege’nin güzelliğini fark ettiriyordu. Devamını oku…

İkinci Bahar

İkinci Bahar

“ Gaziantepli kebap üstadı Ali Haydar (Şener Şen) ile Hanım (Türkân Şoray) adlı işe ihtiyacı olan iki çocuklu dul bir kadının hayat mücadelesinde, her türlü zorluk içinde işte ve aşkta ‘‘İkinci Bahar’’ ı yaşamaya başlamalarının hikayesi.”

İkinci Bahar dendi mi Vikipedi Ansiklopedisinde çıkan tanım aslında tüm diziyi özetliyor özetlemesine de hepimiz bir cümleden fazla olduğunu biliyoruz İkinci Bahar’ın. Sene 1998, hayatımda ilk defa bir Türk dizisine bu kadar bağlanmışım, bugünün evde oturan tontiş anneanneleri gibi sabırsızlıkla bir sonraki bölümü bekler, acaba ne olacaklarla kafayı yorar olmuşum. Ne hikmettir bu diziyi izleyen herkes o dönemde bu tribe kapılmış gitmiş zaten; senaryosu, kurgusu, o dönemki çekimleri bu kadar mı insanın duygularına hitap eder. Sene 2015 olmuş biz hala bu diziyi konuşuyorsak eğer, demek ki gerçekten çok başarılı iş çıkarmışlar. Hepsini tek tek kutlayıp, özlem duymamak elde değil. Devamını oku…