Kümes Tarabya

Poşe Yumurta - Avokado

Mart ayının 15’i, günlerden Pazar. Hava yağmurlu ve dolayısıyla biraz kasvet var, sabah 11.30 da uyanmama rağmen saat 14.00 ‘e kadar kahvaltı etmedim. Birkaç gündür içimde “işte aradığım lezzet budur, off uzun zamandır bu kadar güzelini yememiştim” dedirtecek bir yer bulma arzusu vardı ki o gün bu kasvetli Pazar günüymüş.

Kalktım giyindim, Brownie’yle ufak bir gezinti yaptım ve ardından arabaya atlayıp sahile indim. Tarabya’ ya kadar geldim ve arabayı park edip sahilde ufak bir yürüyüşten sonra meydana vardım. Tarabya bayırını az biraz tırmanmaya başladıktan sonra hemen sağdaki Şakacı sokağa girdim ve tabelasında sevimli bir tavuk resmi olan Kümes isimli küçük dükkan gözüme takıldı. İçeriye daldım hemen, küçük demiştim ya küçük değil minicik* bir yermiş fakat yerdeki birbirinden farklı döşenmiş çiniler ve raflardaki leziz güzelliklerin ardından gelen gülümseme bu soğuk Pazar gününü ısıtmaya yetmişti.

Beni karşılayan Hasan başladı anlatmaya, peynirler oradan buradan geliyor, zeytinleri kendimiz yapıyoruz, şu gördükleriniz organik bunlar el yapımı derken girdim araya hemen, kahvaltı veriyor musunuz ? Tabii dedi ne tür peynir istersiniz, hemen bir kahvaltı tabağı yapabiliriz demesiyle birlikte tezgahın arkasından Aslı ortaklardan biri Manyas’tan haşlanmış köy yumurtamız da var isterseniz dediği anda paltomu çıkarttım ve mekanın tek oturma yeri olan köşedeki banka bıraktım.
Ee peynirlerden siz ne tavsiye edersiniz ? Lor peyniri gözdeleriymiş, tamam dedim harika! O zaman yanına da keçi beyaz ve Erzincan tulum aliyim, bir de latte lütfen.

Kümes Tarabya

Sabırsızlıkla kahvaltımı beklerken raflardaki bilumum reçellere takıldı gözüm, ardından ballara, zeytin yağlara, Fransa’ya son gidişimde kavanoz kavanoz getirdiğim ve tadına bir türlü doyamadığım Dulche de Leche bile vardı. Dedim siz ne kadardır buradasınız, yaklaşık 1 sene oldu dedi. Tarabya bize biraz uzak ama merak etmeyin bundan sonra sık görüşeceğiz deyip mekanı fotoğraflamaya koyuldum.

Kümes Tarabya

Çok geçmeden önüme aşağıda resmini gördüğünüz mekanın kendisi gibi minik kaselerden oluşan kahvaltım, sıcak simit ve ekşi mayalı ekmek eşliğinde geldi. Ilk başta methi edilen lordan bir çatal aldım, hakları varmış gerçekten, az bile söylemişler! Ardından keçi ve tulumda da aynı etkiyi alınca beni ortalama yarım saatlik bir ziyafetin beklediğine adım gibi emindim.

Kümes Tarabya

Ortaklardan ikincisi Zeynep kendimi deli gibi kaptırdığım ziyafetimin tam ortasında her şey yolunda mı, bir arzunuz var mı diye sorunca kafamı kaldırdım ve sadece yok ellerinize sağlık demekle yetindim. Hemen ardından haşlanmış yumurtamın tam kıvamındaki sarısına ekmeğimi banıp üzerini tulum peyniriyle süsledim, keyifle ağzıma attım. Peynirler, domates, salatalık, zeytin ve yumurta… Ardından sofranın en ortasına yerleştirilmiş minik kasedeki manda kaymağı ve Sivas’tan gelen organik süzme çiçek balı ziyafetin sona bırakılmış en gururlu durağı olduğunu bilircesine parlıyordu. Bu gururlu ikiliyi de peynirlerde yaptığım gibi ilk önce ekmeğe sürmeden tek başlarına attım ağzıma “off uzun zamandır bu kadar güzelini yememiştim” konvoyuna eklenen bir tat daha…

Kümes Tarabya

Lattemin son yudumunu da bitirdikten sonra arkama yaslandım ve çay ikramımızdır diyen Aslı ya teşekkür ettim ve bu yola nasıl girdiklerini merakla sordum. Her iki ortağın da aslında yemek sektörüyle pek bir alakası yokmuş en başta, ikisi de farklı üniversitelerden farklı bölümlerden mezun, nitekim Zeynep’in aile işinde Manyas’ta çiftçilik varmış zaten bu işe oradan başlamışlar. Ilk başlarda sadece ürün satışı odaklı olan Kümesi ürün satışını kaldırmadan aynı lezzetli ürünleri aynı zamanda test edebileceğimiz bir yere dönüştürmüşler ve mükemmel kahvaltılar vermeye başlamışlar.

Her hafta Salı günleri taze ürünleri Türkiye’nin dört bir yanından geliyor ve satışa sunuluyor, öyle rutin her daim aynı yemekleri bulabileceğiniz bir menüleri yok. Sezonluk taze ürünler ile her daim yenilikler yaratılıyorlar ve Instagramı adeta her gün yenilenen bir menü gibi kullanıyorlar, çok da iştah açıcı oluyor bence.

Kasvetli Pazar günümü neşelendiren sıcak Kümes ekibine teşekkür edip, bir sonraki görüşmemize dek oradan ayrıldım.

Kümes Tarabya

Tahmin edersiniz ki şiddetle gitmenizi tavsiye edeceğim bir yer Kümes, hele benim gibi bu denli küçük fakat lezzeti bir o kadar iddialı olan yerler keşfetmek büyük bir haz veriyorsa size de mutlaka bu ikiliye bir selam verin derim.

Not*:Mart ayından bu yana siteyi anca toparlayıp açtığım için Kümes’in yazısı biraz eski kaldı ve hatta minnacık dediğim Kümes büyümüş de Mutfak açıyormuş bile! Ehh haliyle bu kadar güzel lezzeti bu kadar minik bir dükkana sığdırmak kolay değil, yeni yer için şimdiden bol şanslar. Açılışta mutlaka oradayım 😉

Yorum Bırakınız: